Randevu Al X
  0 507 238 50 60
 

Günlük beslenmemizde  sık tükettiğimiz, yemekten büyük zevk aldığımız ve sağlıklı olduğunu düşündüğümüz bir çok besin maddesi, vücudumuzda olumsuz etkilere neden olabilir. 

      Yumurta, süt, buğday gibi  besinler  yeterince sindirilemediğinde, vücudumuz bu gıdaların içindeki proteinlere karşı tepki vermeye başlar. Bu olumsuz etki  “Gıda İntoleransı” olarak adlandırılır ve  kilo almaya ve bir çok kronik rahatsızlığa  yol açar.

      Besinler ağza girdiği andan itibaren sindirim başlamış olur. Ağız, mide ve bağırsaklar yoluyla sindirilecek besinler organ asitleri ve enzimler aracılığıyla hücrelerimizin kullanabileceği duruma gelinceye  kadar parçalanırlar. Besinlerdeki proteinler, bu ayrışma sırasında daha küçük parçalara yani aminoasitlere kadar bölünürler ve kana karışırlar.

      Sindirim döngüsünde bir aksaklık olduğunda;  çeşitli enzimlerin eksikliğiı veya düzgün çalışmaması, bağırsak florasında bozukluklar, asit salınımı bozuklukları gibi durumlarda besinlerin parçalanma ve kullanımında  yetersizlik meydana gelir. Gerektiği kadar parçalanamayan bu besinlere vücudumuz yabancı madde muamelesi yaparak savunma sistemini harekete geçirir ve hastalık bulguları ortaya çıkar. 

      Beden bir kez tahammülsüz hale geldiğinde, yıllardır yerken bir sorun yaşamadığımız gıdalara karşı duyarlılık oluşur. Bu şekilde  gelişen gıda intoleransları, zaman içerisinde birçok hastalığa neden olabilir. Kronik yorgunluk, halsizlik, gaz ve şişkinlik hissi, metabolizmanın yavaşlaması, kabızlık, ishal gibi durumlar sık olarak görülür. Kişinin aynı gıdayı düzenli tüketmeye devam etmesi durumunda irritabl bağırsak sendromu, cilt hastalıkları (egzema), kronik demir eksikliği, diyabet, astım, kilo verememe, şişmanlık, depresyon gibi birçok kronik hastalık meydana gelmektedir.

      Bütün bu hastalıkların ve daha fazlasının ortak nedeni kronik enflamasyondur.  Gıda intoleransı ile bazı sağlık sorunları arasında doğrudan ilişki vardır.

Paylaş

Tüm hakları saklıdır. © 2016
Eskişehir Web Tasarım